DERSLERİMİZ BAŞLAMIŞTIR.
DETAYLI BİLGİ İÇİN :
mahfesığmaz mh. 79097 sk. Bilge sitesi C blok zemin kat
polisevi kavşagı cıvarı
tlf:0-322-233 01 09

16 Ekim 2010 Cumartesi

BİRKAÇ SEHPA ÇALIŞMASI



Bu lacivert sehpayı daha önce yayınlamıştım


Bu tepsiye stencil çalışması yapıldı


Aslında bu sehpa tam bitmeden sergiye çıktı.Altın rengi olan yerler varaklanacak ve eskitme yapılacaktı.Ama yetişmeyince bu haliyle sergiye aldık. 



Gazetelikli sehpaya woodgranier çalışması yapıldı.Dekopaj desen yapıştırdık ve sehpanın etrafına mozaik taşlar yapıştırdık ve aralarına derz dolgusu doldurduk.Kuruduktan sonra 100 kat vernik hazırlayıp döktük.
Burda dikkat edilmesi gereken husus mozaiklerin arasına derz dolgusunun iyice girmesi yoksa 100 kat vernik döküldüğünde aralardan akıp gider.

Bu sehpanın bir benzerini daha önce yayınlamıştım
Yaptığım sehpa çok beğenilince aynısından birkaç tane çalışıldı.


Bu çalışmalarda daha önce ders verdiğim dernekte yapılmıştı.
Aşağıdaki adresten serginin slayt gösterimini görebilirsiniz.

SERAMİK PANOLAR



Bu panoları büyük keyif alarak çalıştım.Onestroke çalışmasını seviyorum.Aslında biraz daha kendimi geliştirmem lazım.Değişik teknikleri öğrenmem lazım ama çalışamıyorum.
Bu panoların kenar kısımları antik altın metalik boyayla  ve yağyeşili ile boyandı.
Pano kısımları krem rengi ile boyanıp metalik krem ile poşet doku çalışıldı.
Üzerinede istenilen renklerde onestroke çalışması yaptım.
Bu panolarda dernekte ders verirken yapılmıştı.
Bu sene arkadaşlar yine ders vermemi istiyorlar.Geçen yıl çok istemelerine karşılık verememiştim.Kızımla ilgilenemediğim için ara vermiştim.Tuğçe bu sene etüte gidince aslında boşa düştüm ama işim hiç bitmiyorki cesaret edemiyorum onun için.Gerçi haftanın iki günü yarım gün ama yinede kararsızım.
Belki evde workshop çalışması yaparım daha kesin olarak karar veremedim.Zaten Kurban bayramından sonra başlarım olursada..
Evde olduğum için temizliğe yardımcı kimseyi almıyorum.Zaten kendim yapıyorum diyorum üstüne birde siparişler olunca hiç zamanım kalmıyor.
Günümün yarısı temizlik ve yemekle geçiyor.Diğer yarısındada boyama işlerimi yapıyorum.Nette bile giremiyorum.Girsemde severek takip ettiğim birkaç bloga ancak bakabiliyorum.Akşamları nete girince eşim kızıyor,tümgün girmedin şimdimi giriyorsun.Birtek akşamları vakit geçiriyoruz kendini nete kapatma diyor.Ancak akşamları kırkyılda bir dışarda olacakta girebileceğim.
Neyse işte böyle ne yapacağını bilemez bir haldeyim.



15 Ekim 2010 Cuma

ANNEMİ İSTİYORUM SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ





Pınar Reyhan  Yeni anne ve Yeni Hamile ekibiyle birlikte
 SORUNUN DEĞİL ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI OLUYOR.

Kampanyanın detaylarını öğrenmek için lütfen
adresine girin ve sizde destek olun.


12 Ekim 2010 Salı

ONESTROKE İKİLİ SEHPA VE MELEKLER







Daha önce bu teknikle bir kaç sehpa boyamıştım.
Yine aynı renk ve teknikle ikili sehpa boyadım.
Bu meleklerdende daha önce boyamıştım.
Aynı şekilde boyamaları sevmesemde istenen aynı olunca mecburen boyanıyor.
Bu iki çalışmayı yaklaşık iki yıldır yapıyorum.Ama yaptıranlar aynı kişiler veya yakınları olunca boyamalarda aynı oluyor.

6 Ekim 2010 Çarşamba

BALKONDAN DÜŞEN KEDİ GİNA



Merhaba arkadaşlar
Bugün çok üzücü bir kaza yaşadık neyseki çok ciddi bir rahatsızlık olmadı.Kedimiz Ginayı bilmeyen kalmamıştır kızım blogunda sürekli bahseder.Bugun balkonda oynarken nasıl oldu bilmiyorum ama beşinci kattan aşağıya düştü.Yaklaşık 15 dakika evde aradıktan sona aşagıya düşebileceği aklıma geldi çünkü balkon kenarlarında pencerelerin kenarlarında gezmeye başlamıştı  ve ön balkondan diğer tarafa nispeten daha az yüksek olan dersanenin damına düşmüştü.Ama orası bir kat olduğu için çok fazla etkilenmemişti.Arka taraftaki balkonun yüksekliği  yaklaşık 5 kata tekabül ediyor. 
Düştüğünü anlayınca hemen aşağıya indim dersanenin penceresine çıkmış orda çocuklar seviyorlar.Ama nasıl titriyor , çocukları görünce sanırım pencereye çıktı.Çalışan bayanlardan biri düşerken görmüş.Düşerken ağzını yere çarpmış
Allahtan ciddi birşey yok.Hemen eşimi aradım geldi veterinere götürdük.Ağrı kesici iğne yedi ve süt dişlerinden birini kırmış ve ağzının içinde zedelenmeler var.Korkusu dışında bişeyi kalmadı şimdi yatıyor.
Ne olursa olsun bir cana bakmak çok önemli ve sorumluluk gerektriyor.Bu bir hayvansa daha büyük sorumluluk ve fedakarlık gerekiyor.Dertlerini sıkıntılarını anlatamıyorlar çok iyi ilgilenmek lazım ki sürekli ilgilenince bir bakışından bir miyavlamasından ne istediğini anlıyorsunuz.
Şu an iki kızım var Biri Tuğçe diğeri Gina.

KIZIMIN HEDİYESİ


Kızımın hediye broşları pazartesi günü elime ulaştı.Sevgili Tiryakiye çok teşekkür ediyorum.Ben daha fotoğraflarını çekemeden kızım iki tanesini arkadaşlarına verdi bile bu yüzden Sevgili Tiryakiden kopyaladığım resmi yükledim.
Broşlar çok hoş olmuş düşündüğümden daha büyüktü.Resimlerden dolayı küçük olduğunu düşünmüştüm.
Eline sağlık sevgiliTiryaki.

Sadece bunlarla kurtulduğumu sanıyorsanız yanılıyorsunuz.İstediği hayvanlı kalemliklerden aldık.Brkaç tane miniş oyuncaklardan aldık.Ve babası da çalışma masası siparişi verdi.İstediği şekilde çizdi babamıza verdi ve marangozda yapacak tabii birde tekerlekli sandalye siparişi var.
Bu cumarteside okul dışındaki arkadaşlarına evde partimiz var.Onun için okuldaki kutlamayı henüz yüklemek istemedi.İkisini bir yazacakmış.
Şimdiki çocukların hızına yetişmek ne mümkün....

4 Ekim 2010 Pazartesi

BİR YAŞ DAHA BÜYÜYEN KIZIM

Tatlım benim

uykusu gelmiş mızıldanırken

artistlik poz

bu resmi çok beğeniyorum 

kreşte

Ana sınıfında doğum günü

Ana sınıfında doğum gününü kutlarken çok ağladı nedense

yine artistlik poz



arkadaşın butiğinde peruk denerken

arkadaşı Nazlıcan ile

Nazlıcanın evinde defile yaparken



Kitap fuarında Ataol Bahramoğlu ile

Kitap fuarında Canan Tan'la

Ve yine kitap fuarında Ayşe Kulin'le

Yine bir doğum günü kutlaması
Bebeklerine bale yaparken

yaramaz

kedi kız tuğçe


Minik kuşum bugun bir yaş daha büyüdü. İyisiyle kötüsüyle bir yıl daha geçti.
Fotoğraflara bakarken zaman tüneline girdim sanki
Daha dünmüş gibi,ne çabuk geçmiş zaman 9 yaşına girmiş bile .9 koca yıl derken çok uzunmuş gibi geliyor ama farkına bile varmadan seneler geçip gidiyor.
Kucağıma ilk verdiklerinde bu benimmi benim canımdan bir parçamı ,böyle buruş buruş  pudra gibi kokan bu canı benmi doğurdum diye düşünmüştüm.

Yeni doğan sarılık olduğunda topuğundan kan alınırken benimde canımı alıyorlar gibiydi.Sarılıktan hastanede yoğun bakımda yatarken beni içeriye almıyorlar diye hemşirelerle kavga etmelerim,Neyseki Allahım seni korududa bir daha hiç ciddi hastalık geçirmedin.

Bu kadar yıl bana çok bağımlıydın özellikle babamız Irakta çalışırken birbirimize nasıl da kenetlenmiştik seninle oturup ciddi ciddi yanlızlığımızı,kimsesizliğimizi konuşmuştuk.Ben sana hayatı anlatmıştım sende hep benimle olacağını hiç beni bırakmayacağını söylemiştin o yaşında ve ben senin konuşmandan çok etkilenmiştim bu yaşta nasıl bunları düşünebiliyorsun diye.
Sen ana sınıfındayken ben hasta olmuştumda bana sen bakmıştın.Kimse yoktu yanımızda dolapta ne varsa getirip bana benim için ye diye zorla  yedirmeye çalışmıştın.Sabah erken kalkıp hazırlanıp servise tek inmiştin günlerce.Ben çok şanslı bir anneyim buna inanıyorum çünkü senin gibi bir kıza sahibim.
Ne günler geçirdik seninle neler yaşadık? Bir anne-kız değil iki kader arkadaşıydık sanki.Hele bebekliğinde...O günleri tabiki hatırlamıyorsundur...


Ama sen kendini öyle görüyormusun bilmiyorum.Piskopat bir anneye düştüm demezsin inşallah ilerde ama güzel kızım,canım ortam çok kötü seni ben gözümden sakınırken nasıl yanlız bırakabilirim ki.

Anne olmak kendinden olan  o cana ömür boyu gözkulak olmak,yaşamın en büyük sorumluluğunu almak,her fedakarlığa açık olmak demek.Büyütürken senin hem fiziksel,hem kişilik gelişimini olumlu yönde sürdürmeni sağlamak,kuralları öğretirken de seni ürkütmeden korkutmadan yapmak için çalışıyorum.

Kendimde başaramadığım şeyleri,
 ideallerimi,umutlarımı,başarılarımı hep sende görmek istiyorum.
Yanlışlıklarımı,kötülüklerimi,acılarımı,hayal kırıklıklarımıysa görmemek...

Bu arada yaptığım  hataları bilerek yapmadım.Bunları nasıl çocuk yetiştirilir bilmediğim için yaptım.
Ama sen benim gibi olmayacaksın benim acı tecrübelerim sana örnek olacak,yol gösterecek.
Sen daha güzel yetişeceksin ve ben bunun için her fedakarlığı yapacağım. 

Canım,aşkım,biricik kızım benim seni çok seviyorum ve seni gözümün önünden ayırmak istemiyorum.

SEN BENİM GÜLÜMSÜN VE SENİ SOLDURMAK İSTEMİYORUM


Not:Resimleri aslında tarih sıralamasına göre yükledim ama karışmış hepsi,şu resim yüklemede sorun yaşamasam ne güzel olacak...
Doğum günü kutlamasını okulda arkadaşlarıyla yaptık.Onları sanırım kendi blogunda anlatacaktır.


1 Ekim 2010 Cuma

DİKİŞ GÜNÜ







İki gündür dikiş dikiyorum.Arkadaşın annesi Mersin kadın pazarında satış yapıyor.Kendi yapmış olduğu takı,toka gibi şeylerin yanında hazır üründe satıyor.Bebekli poşetliklerden burada birine diktiriyorlardı.Bu hafta diken bayan Adana dışına çıkınca boşa düştü,arkadaşımda benden rica etti bir kaç tane dikebilirmiyiz diye?Bende yardıma hazırım ya hemen tamam dedim.15 tane diktim.Ben sadece dikiş kısmını yaptım bebekleri ekleyip lastiklerini kendileri geçirecekler.
.
Daha önce burada bahsetmiş olduğum masa örtüsünün aynısından başka bir arkadaşımda minderleriyle beraber istemişti.Daha önceden hazırlamış olmama karşılık eksikleri vardı bu arada onlarıda tamamladım.Masa örtüsünü dikerken kenar üslemesini sarı bordür yapmıştım ama arkadaşım diğerindeki gibi yeşil olandan istedi bende sarıyı söküp yeniden dikeceğime onun kenarından yeşil bordürüde geçirdim.
Umarım bu haliylede beğenir.Birazdan kızım okuldan gelince götüreceğim.

Dikiş makinam kızımın odasında tabii dikişide orda dikmek zorunda kalıyorum.Ve her defasında bana kızıyor.Ama napim onun okulu için ev değiştirdik ve burada bana çalışma odası olabilecek bir yer yok.
Bu dairede oturma odası ile mutfağı birleştirip açık mutfak yapmışlar öyle olunca  bana atölye kalmadı.Çünkü oturma odasını atölye olarak kullanıyor salonda oturuyorduk.Şimdi öyle br şansım yok ve salon atıl bir halde kaldı.Sadece özel zamanlarda kullanıyoruz ne kötü...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails